dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.10.12

Son zamanların atraksiyonları......

 
 
Kumaşlar alındı. Üstekileri masa örtüsü için almıştım. Ama çarşaflık kumaş almışım. Docker olması gerkiyormuş.
Alttaki ise sütlü kahve docker kumaş, o da runner yapılmak için alındı başka bir proje. Yapılmak için bekliyor.Perdelerime güzel uydurmuşum değil mi?
 
 
 
 
Kumaş pazardan 2 tl ye alındı ve pijama yapıldı.
Lastik geçirilip giyilecek.
 
Kahve topları.
 Uzun zaman önce yapıldı. Yapım aşamalarının hepsi çekildi fakat cep telefonunun bozulması. Fotoğraf makinasına hafıza kartını takmamam sonrada aktarırken silinmesi. Yapım aşamalarının yok olmasına neden oldu.
Şimdi elimdeki sadece bu fotolar kaldı.
 
Ama çok güzel oldular....

 Bunlarda bitenler, dikiş bilmeyen birilerine göre ilk denemede iyi sonuçlar.
 
Bakalım daha neler çıkacak ortaya...

28.6.12

Bu aralar.......


Bu aralar yine projeler var aklımda tek eksiğim beni sağlam gazlayacak  bir ortak. 

Aşağıdaki görüntü biraz gizem gelecek işler için diyelim.


Bu görüntüde sıcak yaz günlerinde o kadar yırtınım hazırladığım hobi odasındaki malzemelerin klima başına taşınmış hali...
VE kendimce geliştirdiğim düzen sistemim, tüm kutuların etiketi var böylece içinde neler olduğunu kolayca bulabiliyorum. 

27.6.12

Kıssadan DIY

Bir taşla bir kaç kuş bu olsa gerek
  Bu dıy daha çok korsan üretime giriyor.Ama olsun hiç umrumda değil... hahahhahahha

Geçenlerde aldığımız fil resimli stickerlerin kartonlarından kalıbına ulaştım böylece bir nevi seri üretime geçmiş oldum.

Böylece Antalya ekonomisine bi darbe vurmuş olabilirim. Ama inanın bizim cüzdanlarda azcıkda olsa rahatlama görülebilir.


Evet siyah arkası yapışkanlı kağıt temin edeilir. Süper şans getirecek filler kalıbından büyüklere, küçüklere



yapılır hediye edilir. 

9.3.12

DIY: Kuru dalları yeniden çiçeklendirme

                                                                               Malzemelerimiz
  • Kuru dal
  • minik plastik çiçekler
  • silikon tabancası
  • makas

Ağaç dallarını öğrencim getirmiş bana üzerinde minik çiçekler vardı. Sanırım bir şeftali ağacının dalı
Meyve vermek için çiçek açan dalı koparmış. Neden diye sorduğumda 'sana çiçek getirdim'dedi.
Çok düşünceli olduğu ama ağaçlarının dallarının koparılmaması  anlatıldıktan sonra....
Öğrencilere bu tarz bir davranışa kocaman bir hayır dedikten sonra...






Eeeeee madem koparılmış, bunu değerlendirelim diyen bir DIY ruhlu öğretmen hemen çantaya atar dalları.
Yukarıdaki malzemelerle aşağıdaki görselleri gerçekleştirir..


Şık dir dekorasyon malzemesi şıp diye oluverir. Birde buna uygun vazom olaydı, iyi olacaktı.....

16.2.12

Herkesin Hayali Olsa gerek



Ne güzel bir dikiş odasıdır.
İnsanın burada neler neler yapası gelir.
Ben herzaman üretilen ortamın atmosferine inanırım eğer o oda da kendinizi mutlu, rahat,sıcak hissediyorsanız üretemeyeceğiniz yoktur. Sizcede aşağıdaki odada neler üretilmez ki...
Şimdiden aklınızdaki DIY ların odanın dört bir tarafında süzüle süzüle uçuştuğunu görür gibiyim. Beni dik, beni tasarla diye bağıran fikirlerin sırısını unutmamak için birde pano eklenince süper olur değil mi?



Valla bak bak resimlere içim açıldı. Elin adamı yapmış canım ben hala yapıcam.

                   Bunlar aldığım fotoğraflardan bazıları blog sahibinin kendisinin mi yoksa o da benim gibi fotoğraflara bayılıpta mı yer verdi dikkat etmedim. Ama devamı için ........
Ne diyelim bu güzel odayı Allah sahibine bağışlasın. Böyle bir oda hayali olan tüm blogger arkadaşlarımın tez zamanda böyle odaları olsun.....

11.8.11

Kokoş dediğin masasından belli olur ;)

Dün akşam markette gezerken aşağıdaki güzelliği gördüm. Belki uzun zamandır vardır. Ama ben ilk kez görünce çok hoşuma gitti. Tabi hemen resimledim. Bundan sonra bant kesmek eğlenceli olacağa benziyor.
Sizcede güzel değil mi?


22.7.11

Cuk oturdu desem

Bir halıcı ancak bu kadar isyan edebilirdi. Adamın 4. gelişiydi kapıda ' bu son olur inşallah' diyerek girdi. 'Eeee bizimde umudumuz o yönde diyerek' halılar yerini aldı. Oldu işte bu kez oldu diyerek halıcıyla sevincimizi futbolcularımızın şu göğüs çarpıştırma işinden sonra timsah yürüyüşü ile tamamlayabilirdik ama usturuplu davranarak, sevincimizi ohhh nidalarıyla tamamladık.

Evin tüm halılarını aynı mağazadan aldık. Bir çok markayı sattıkları için böylece gezmemiş olduk. Salon hariç diğer halıları pratik bir şekilde seçmemize rağmen bir türlü salonun halısını seçemedik.

Efenim olmuyor, tamam önce ton hatası yaparak griye kaçan bir halı seçmişiz, ardından aynı modelin kahve tonlarını getirttik olmadı. Tabi bu arada kendileride yanlışlık yaparak farklı bir boyutta halı getirdiler. En son 2 gün önce akşam koçişimle tekrar mağazaya uğrayıp halıların odaya uymadığını söyleyip yeni bir şeçim yaptık. Artık halının kalitesinden çok rengine bakıyorduk herşeyden vazgeçtik en azından odaya uysun diyorduk ki... Şansımıza istenilen kalitede, modelde ve daha da önemlisi renkte bir halı bulundu.





Şimdi kaldı odasının aksesuar işine. En zevkli kısmı bu olsa gerek............

Fotoğraflarda ışık ters yönde kalmış neyse başka birgün tekrar çekeriz....

25.10.10

peçete halkalarım

Dün aldığım incik boncuk ne mi oldu?

^-^











Bugün hepsi peçete halkası olarak şekil buldular. Çok gaza geldim pasaja bile ekledim. Elimde bir sürü tel var değerlendirmek gerek....

18.10.10

Evim evim güzel evim

Hoş geldiniz....






Yeni bir ev kurmak insanı heyecanlandırıyor. Hele o evde sevdiceğinizle yaşayacaksanız. Düğün tarihini biraz erteledik KPSS derdi başka sorunlardan dolayı falan yoksa 1 ay sonra son saatler diye sayıyor olacaktık.

Hazırlık bitmiyor sürekli bir yenisi çıkıyor, biz çok şükür yarıladık sayılır. Benim kına ve düğün için ince hazırlıklara girmem gerekiyor. Ev içinde tek eksiğimiz halılarımız onları da aldıkmı tamamdır bu iş.

Henüz eşyalarımızın çoğu yerini almadı. Evde yapılması gereken bazı işler vardı. Evin anahtarları ustalarda olduğu için eşya bırakmamaya özen gösterdik. Zaten onca yapılan temizlikten eser bile yok. Evin içinde harç karmış adamlar yaaa..
Bu hafta anahtarlar elimize geçince, mağazada bekletme imkanı olmayanları eve getirtmeye başladık. Bugünde yemek, çatal-bıçak ve tencere takımı geldi.

Elimde makina çektim durdum... Şimdi bizim evden kareler :)


Bu fotoğraf oturma odamızdan, hala paketli haldeler tam belli de değil modelleri... İlerde daha net bir fotoğrafını çekip eklerim. Aslında ben oturma odası, misafir salonu gibi kavramlara karşıyım. Sadece biri geldiğinde o odayı kullanmak her an için bir başkası için hazır tutmak üstelik gelenide oturduğun odaya almak tam bir çelişki... Kısacası kullanılmalı herşey, hiç bir şey benden değerli olamaz.

Bu yeşil kanepe hiç içimize sinmedi, istediğimiz gibi yapmamışlar kaplamasını. Burayı da hobi odası diye kararlaştırdık.

Test ettik rahat...


Mutfak tezgahımız ve masamız....




Salondan bakınca ne mi görüyoruz...



Bu fatoğraflarda üst kattan. Bİzim üst kat biraz karışık başka bir zaman tam fotolayıp ekleyeyim böyle ben bile anlamadım.







Efendim ilerleyen günlerde eşyalarımız yerlerini aldıkça fotoğraflarda yerlerini alacaktır. Ayrıca İlerde her odayı tek tek fotoğraflayıp koymayı planlıyorum.




Korkmayın sakın..... :) Bunlar sadece bizim evin anahtarları. 2 tane dış kapımız, 8 tane oda kapımız, 7 tanede balkon kapımız var. Eee bu kadar anahtar olması normal değil mi?

6.8.10

son zamanlarda

Başıma gelen talihsiz olaylar ve aksilikler beni yavaşlatsa da durdurmuyor.
Nişanlım çok şükür daha iyi. Asfaltta derisi sığrılınca yeni deri oluşumu için biraz zaman gerek. Ama her işini kendisi yapıyor hatta hala durmaksızın çalışıyor. Eeeeee ne de olsa ev geçindircek.

Bugün perdeciler gelecek, randevulaştik. Birazdan çıkıp Zuzum ile buluşucaz. Ve perdecileri beklicez. Tekrar içimde temizlik yapma, evle ilgilenme hissi uyandı. Aynı zamanda erkek kardeşimle yaşadığım için şu aralar sorumluluğum iki kat arttı. Hangi evin temizliğine yetişeceğimi şaşırdım.

Dün akşam kuzenimle öndeki büyük terasın kaba temizliğini yaptık. Yaptık dediysem bitti falan sanmayın. Yarısına gelebildik. Daha arka teras var ki Allah'tan ön kadar büyük değil yoksa temizlik teraslar ile bitecekti.

Veee hala o kadar çok yapmam gereken iş var ki hangisini yapsam.... ooffff offff

2.8.10

bu gün çok gezdim çok.....

Ayaklarıma karasular indi desem yeridir. Zuzumla çıktık gelin ayakkabısı bakalım die. Ayakkabı yanı sıra bakmadığımız şey kalmadı. İşte bayan olmak bu olsa gerek.
Özdilekte ki ayakkabı satan bütün dükkanları gezdikten sonra Step by Step birde asla bir daha ayakkabı almam dediğim Polaristen bir ayakkabı beğendik. Hatta Polaristekini daha çok beğendik. Hem fiyatı hemde daha sonra rahattlıkla kullanım konusunda iyi.
Gerçi bu gün o kadar çok ayakkabı denedim ve her defasında 'bunlar acayip rahat' dedim ki, Zuzum gün sonunda günün lafı diye ilan etti.

Özdilek tahaf edildikten sonra yorgun ayaklar biraz dinlendirilirken, bitanecik nişanlım çıkageldi. :D Biraz daha zaman geçirdikten sonra ayrıldık Özdilekten.

Veee biz oturma odası yapmayı düşünmüyorken, gittik oturma odası grubu aldık. Mustakbel eşim diyo ki 'ilerde çok iyi yapmışız' dicekmisiz, ayaklarımızı uzatınca.
Bu takımımız da özel sipariş oldu hemen gelmiyo. Zaten gelsede evin temizliği öylece duruyo. pöffffff
28 Ağustos diye anlaştık gelme tarihini. Ve takımımızın rengi yine toprak, beyaz ve desenli kumaş.... Bütün ev aynı oldu yawwwwwwwwwwwww....

Yarın da misafirimiz geliyo birlikte zaman geçireceğiz. Akşama biryerlere takılırız sanırım çünkü aynı zaman da kardeşimin doğum günü.....

Ne kadan yoğun bir insanım hıhı hıhı hıhı...

21.7.10

zaman geçerken ayaklarım yorgunluktan bağırırken

Zaman gerçekten süper hızlı geçiyor. Ne çabuk bu güne geldik anlamadım bile. Pazatesi, salı ev temizliği ile uğraştık ki hala bitmedi. Bugüne çok yorulduğumuz için biraz mola verelim dedik.
Ev içinde çalışan ustalar malesef kirli çalışmış. Badana yapan mükemmel usta yerdeki parkelerin rengini beğenmemiş olacak ki yerleride boyayıvermiş. Spatula ile kazımaktan ellerimizn içi şişti. Anlamadığımız evin içinde o kadar çok badana için kullanılmış gazete varki aynı zaman da yerlerde hep boya gazeteyi nereye sermiş?
Bugün yorgunum artık birkaç küçük işim var çarşıya çıkıp eve geri dönücem. Sadece tatil yapmak istiyorum
Şimdilik Öpüldünüz...........

15.7.10

Mobilya alırken

Öncelikle hiç böyle olacağını düşünmemiştim hergün günü gününe yazarım derken birde baktım ki olmuyormuş. Çok özür.
Şimdi gelelim pazardan bu güne kadar neler yaptığıma:

Pazar akşamı uçağım havalimanına sağ salim indikten sonra, beni karşılayan nişanlım ile eve geldik çünkü anneciğimi beni 4 gözle bekliyordu.

Pazartesi, Antalya'nın nemi ve sıcağı ile biraz ayılıp bayıldıktan sonra öğleden sonra ancak kendime gelebildim. Nişanlımın anneannesine ve kayınvalideme uğradım. Ardından nişanlımla hemen kendimizi dışarı atıp, benim fotoğraflardan gördüğüm evimizi canlı halde gördüm. Hemen kanım ısınıverdi. Sevdim evimi. 4 ay sonra size evimden yazıyor olacağım. Biraz da mobilyalar hakkında fikir edinmek için kapı kapı gezdik, katalog topladık.

Salı, kardeşim, ben geldim diye zaman geçirebilmek için işinden izin aldı ve o pek hoşnut olmasa da yemek takımları hakkında bilgi edinmek için birlikte bol bol katalog topladık. Nişamlımla koçtaştan, mutfağımız için masa beğendik. Düğün salonuna birde benim yakından görmem için gittik.

Çarşamba, mobilya bakmaya ve katalog bakmaya devam edildi. Antalya da Aspendos bulvarını biliyorsanız birçok markanın yanyana dizilmiş olduğunu hatırlarsınız. Bizde arabamızı park edip sırası ile mağazaları tek tek dolaştık. Artık kesinlikle koyu renk mobilyalar moda değil. Genellikle koyu renk mobilyalar 'Venge' olarak isimlendiriliyor. bu tarz mobilyalar; İpek, Kilim, Bellona, İstikbal gibi markalar adı altında yer alıyor. Açıkcası ben ve niaşnlım pek değil, hiç beğenmedik. Fazlasıyla kaba, karanlık ve acayip derecede klasik görünüyorlardı. Biz ise daha aydınlık ve modern bir ev olsun istiyoruz.Ayrıca yukarıda ki markalara bakarak nasıl bir model, renk ve tarzı almak istemeyeceğinize karar verebilirsiniz. Biz daha çok Classi adlı markada kendi tarzımıza uygun mobilyaları bulduk ama fiyatları inanılmaz yüksekti ve malasef çalışanları şirket kendilerininmişcesine artislik yapıyordu.
Bir çok mağaza gezdikten sonra nasıl bir mobilya istediğimiz artık kafamıza oturdu. Ceviz ve beyaz lake karşımı yemek odası takımı, beyaz yatak odası takımı, bej koltuklar, tüm duvarı kaplamayan bir tv ünitesi olmalı diyerek aklımızdaki renkler modeller oluşmaya başladı. 'Tepe Home' daki kampanyayı kaçırdık dye üzülürken. Bir süre sonra 'Rapsodi' isimli mobilya mağazasına girdik.

Aklımızdaki birçok model burda sanki daha önceden yapılmaşcasına bizi bekliyordu. Birkaç küçük değişikliği anlatınca bize yardım edebileceklerini söylediler. Mobilyalar modüler olarak satılıyordu. Takımızın beğenmeğiniz herhangi bir parçasını istediğiniz bir model ile değiştirebiliyordunuz. Bizde yemek masasını farklı bir model falan seçtik mesela. Ayrıca şu anda bir kampanya mevcut, bir çok ürün etiket fiyatının altınta. Ve peşin yada taksitli alışverişlerinizde ona göre indirimli fiyat üzerinden bir indirim daha yapabiliyorlar. Eğer Rapsodinin internetten sayfasına gitmek isterseniz buradan tık tık. Malesef sitelerini ben çok işlevsel bulmadım. Yaşadığınız ilde mevcut ise gidip görmenizi söylerim.

Bugün ise, annelerimizide alıp beğendiğimiz mobilyaları göstermek ve birde onların fikirlerini almak için yola koyulduk. Hepsini tek tek gösterdikten ve annelerden de onay aldıktan sonra birkaç parça daha ekletip ayna, sehpa vs. ücretimiz ödeyip çıktık. mobilyalarımız ancak 20 gün içinde gelebiliyormuş. Çünkü bizimki özel siparişe girdi. Artık dönüşü yok. :) Ağustos ayının başı gibi eve getirecekler ve kuracaklar. bizde böylelikle perdeler ve halıların nasıl olması konusunda daha rahat fikir yürütebileceğiz.

Şimdilik bu kadar. Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim. Öpüldünüz.